geçen gün okulda tuvalete girdiğim gibi elektrikler kesildi. daha kabinlere bile ulaşamamıştım ortada zifiri karanlıkta öyle mal gibi kaldım, hiç pencere bir açıklık falan yok tuvalette tam gözümü kapamışım gibi. dedim acaba en sonunda bu da oldu kör mü oldum. neyse o sırada sifon sesi geldi ve kabinin birinden biri çıktı. ben de bir duvar buldum kendime tutundum başım dönmeye başlamıştı çünkü. karanlıkta başım döner benim.
durum bana o an o kadar komik geldi ki. hemcinsim bi insanla aynı ortamdayız, bizden başka kimse yok, birbirimizi görmüyoruz ama varlığını biliyoruz, muhtemelen göz aşinalığımız da var küçücük okul ama ordaki kim bilmiyoruz. tutamadım kendimi öksürür gibi güldüm. meğer karşımdaki de onu bekliyormuş, kız da hıçkıra hıçkıra gülmeye başladı, ben zaten karşımdaki gülse gülen bir insanım ben de başladım, elektrikler gelene kadar, sanırım yaklaşık bi 5 dakika tutunup güldük. sonra elektrikler geldi, gerçekten liseden benden üst dönemde eski sevgilimin bir arkadaşıymış, ikimiz de birbirimizi biliyoruz ama selam vermeyiz, suratlarımızı görünce bir süre daha gülmeye devam ettik sonra görüşürüz deyip ben kabine yöneldim o da kapıya.
**
organik kimya dersi çarşamba günleri 5.40-9.30 arası, akşam. ikinci öğretim gibi aslında çok da geç değil, iki dönem önce de 8.30da biten dersim vardı aslında, ama ben pek alışmamışım. neyse bu dersin son on dakikası gibi bir zamanda hoca çok kısa halojenlerden bahsetti geçti, hemen yanımdaki arkadaşım bana "B7 nerde?" dedi. masaya periyodik tabloyu çizerken bir daha dönüp, "senin yurdun değil dimi" dedi. gülmemi bastırmaya çalışırken "hayır benimki B11" diyebildim, arkadaşım ise neden güldüğümü dersin sonuna kadar çözemedi. ben de dersin sonuna kadar güldüm.
**
yıl 2011 ve hala elektrikler kesiliyor.