29 Kasım 2013 Cuma

bana hicbir kotulugu dokunmamasina ragmen, sadece davranislarindan ettigi laflardan hareketlerinden irite oldugum icin bi adami ne zaman gorsem kafasina sert bi cisimle vurdugumu hayal ediyorum ki bu normal olamaz.

21 Kasım 2013 Perşembe

eger siz de dolmus kuyrugunda uyaniklik yaptigini zannedip ters tarafta karisikliktan yararlanmayi bekleyen, supermarkette yeni kasa acilacaginda en arkadan gelip diger kasanin onunde siraya gecen insanlara katlanamayip PARDON SIRA VAR diyen igrenc insanlardansaniz, "ya neyse simdi onla mi ugrasicam gecsin" diyemeyip en sacma sey icin bile hakkinizi aramadan gece rahat uyuyamiyorsaniz, dilini bilmediginiz bir ulkede yasamaya calismayin. cunku oranin hakimi olamayacaksiniz ve o noktada dunya uzerinde sizden baska ingilizce bilen olmayacak.

15 Kasım 2013 Cuma

kutuphane cok soguk

sunum ve projem icin o makale senin bu makale de senin (cunku benim makalem yok) dolanirken bir doktora tezine rastlamak, 110 sayfa oldugu icin resimlerine bakip ilgili yerleri okuyup baya bisi ogrenmek, icerikler kismindan kizin cv'sine bakmak, hemen akabinde "Acknowledgements" basligini gorup batti ballik yan gider oturup okumaya karar vermek, ilk paragrafta gozlerin dolmasi, sakinlesip devam etmek, ikinci paragrafta gozlerin bi daha dolmasi. bunun boyle devam etmesi.

bir gun olur da bir doktora bitirirsem, bunu okuyayim da gozlerim dolsun.
manyak miyim neyim ben de anlamadim ki.

oyrogida

cok fazla disarida yemedim almanya'da ama yedigim zamanlarda en cok dikkatimi ceken sey, siparisimi alan insanlarin kesinlikle "icecek bir sey ister misiniz" sorusunu yoneltmemeleri oldu. alismamisim cunku ben yemekle beraber icecek siparisi vermeye, hep sormuslar yani bana onceleri. yemegi soyluyorum bam diye fiyatini soyliip suratima bakiyo adam ve ben de 3 kelime almancam oldugu icin o heycandan icecek soylemeyi hep unutuyorum. neyse first world problemimi gecip sadede geliyorum, bi turk acikbufecisi ?! gibi bisi var burda, boyle camekanda yemekler seciyosun adam tabaga koyuyo isitiyo getiriyo neyse, gecen oraya yemek yemeye gittim, adama yiyeceklerimi soyledim, tamam siz oturun ben getiricem dedi allah dedim ulkeme hos geldim, sonra adam tabagi getirdi "icecek bir sey ister misiniz?" dedi, o an daha mutlu olamazdim muhtemelen.

yemegim bittikten sonra odemek icin kasaya gittim, bilmemkac oyro dedi cikardim verdim para ustumu aldim, adam KASA KAGIDI ISTER MISINIZ? dedi. eger adamin gozlerinde bir goruntu kayit cihazi olsaydi "mallamak" kelimesinin anlamini youtube'a yuklerdim. FIS AMK FIS diye bagirmak istediysem de, yok sagolun :) deyip ortami terkettim.

10 Kasım 2013 Pazar

ohne kohlensäure

Universiteyi bitirip Almanya'ya yerlesme surecinde cok fazla adim cok fazla da sorun vardi fakat beni en cok sarsan sey, bir daha universitedeki kadar eglenemeyecegimle yuzlesme animdi. Universitede en cok mezuniyet gecesinde eglendim saniyorum, bir daha da olmayacagini biliyorum o gecenin iste. Simdi ise mini-birlesmis milletler'e benzeyen, her ulkeden adam olan programimin eglenme yanlisi olan yarisiyla barlar olsun birimizin evi olsun toplasip iciyoruz arada ama olmuyor iste, olamayacak ve olmamasi belki de universite hayatimi hep oyle hatirlamami saglayacak. Cuma-Cumartesi cikip sarhosluktan ayakta duramayip manyak gibi dansedip yurda gelip bayildigim gunleri hic unutmicam. Su an biraz cok icsem, eay deyip eve donuyorum.

Simdiyse evimden 15 dakika tren mesafesindeki bir Alman kutuphanesinde, iceri birak kahveyi kapali kutuda meyvesuyu bile sokamadigim bir kutuphanede, saatlerce ders calisip surekli su iciyorum. Ic'yi ozluyorum okulumu ozluyorum sevgilimi ozluyorum. Blog yaziyorum tweet atiyorum, sonra ders calismaya devam ediyorum. Ya da dur lan degisiklik olsun bi yemek yiip geleyim.