22 Şubat 2014 Cumartesi

mor

5 aydir ayni evde yasiyorum ve her makyaj yaparken "yea tuvalette de az isik var keske daha cok isik olsa :/" diyorum. ve aslinda, aynanin ustundeki minik lambayi da goruyorum, biliyorum yani. Ama ancak bugun, "huu su lamba da ne gu.. lan.. aciliyo mu ki acaba.. dugmesi de surdaymis.. ya gercekten mi.." dedim.

yani cok super yerlerde oldugumdan falan degil de, gercekten bu zekayla buralara nasi gelebildigimi sorguluyorum. onu birak ben nasil hayatta kaliyorum. "survival of the fitest" gercekse benim coktan elenmem lazimdi cunku.

yine gezi'yi kapattilar.

6 Şubat 2014 Perşembe

madde

Malesef maddeye gereginden fazla onem veren bir insanim. Ilkokuldayken kimseye dokundurmadigim ugurlu kalemlerim falan yoktu ama mesela sahneye ciktigim hicbir seyi atamazdim, hatta sahneye ciktigim icin eskimesin diye bir daha kullanamadigim sac fileleri, tokalari, pointeler var. Yazlari yapilan oda temizligi en buyuk korkumdu cunku annem her seyimi atmaya calisirdi, bense en ufak anisi olan her seyi saklamaya. Boyle boyle ev copluge donusmesin diye dosyalar mi yapmadim kutular yapip kategorilere mi ayirmadim yillarca. Bi ara saklamak istedigim ama o kadar da onemli olmayan kagitlari duvarlara asiyodum, hala odamin bir duvari silme ani: lise sonda yurtdisi ofisindan cagirildigimi belirten post-it'ten heralde 8 sene once falan bale'de girdigimiz makyaj sirasi numarasi kagidina kadar. Bu yuzden odami toplamaya hep korkmusumdur cikacak anilar ve hissettirecekleri yuzunden.

Bir seyle cok zaman gecirince olusan baglilik yine de sanirim en guclusu. Bir kolyemi 3 yil taktim, hic cikarmadan, hic bir ozelligi yoktu, annemle alisveris yaparken begenip almistik; ama cok sevmistim. Bir arkadasimin bakip "bence daire kadini temsil ediyor, korunma icgudusu, su an sana bunlari anlatmamin sebebi de kafamin iyi olmasi" dedigini de hatirliyorum, universite mezuniyet fotografimda cubbenin arkasindan cok guzel durduguna sevindigim ani da ona bakinca. Ve artik gecen hafta elim takilip kopuk kolyenin yere dusus anini da, cikardigi sesle icimden kopanlari da.

Tamir ettirmeye calismayacagim. Yeterince cok sey yasadi su uc koca yilda. Mucevher kutumun yeni kralicesi hos geldi bence.



2 Şubat 2014 Pazar

sise

Almanya'nin gunluk yasamda en takdir ettigim ozelligi bircok plastik siseye ve tum cam siselere "pfand" adini verdigi ek ucreti almasi. Mesela 1 litre kola 1.13 euroysa 25 cent de pfandi var ve o kolaya toplam 1.38 euro oduyorsunuz. Sonra evde milyonlarca sise birikiyo cunku "para verdim ki siseye" diye atamiyosunuz o siseleri. Artik mutfakta yer kalmayinca kocaman IKEA cantasina butun siseleri doldurup en yakin marketin yolunu tutuyosunuz. Dunyanin en eglenceli makinesine teker teker atiyosunuz siseleri, siz attikca yandaki ekrandan para kazaniyosunuz. Siseler bitince makina bi fis veriyo, o fisle de isle haftalik market alisverisinizin yarisini siselerden kazanmis oluyosunuz. Hem siz, hem doga kazaniyo resmen. 
Boyle bir sistemin uygulandigi baska bir ulke bilen var mi?

1 Şubat 2014 Cumartesi

selam

Ister hakaretlerle yalanlarla icini acita acita, ister de yavas yavas hissetmeden unuta unuta uzaklas, o arkadasliklarin ilk bastaki gibi olmasi, eski esprileri hatirlayip bagira bagira gulunen gunleri yeniden, aradan aylar/seneler gecmemis gibi yasamak cok zor. Benim basima bir kere geldi onda da yine basa donuldu. Ellerim gidiyor yine duygu dolu mailler/mektuplar dosenmeye ama tutuyorum kendimi. Gecmisi gecmiste birakip yasadiklarin icin minnettar olmak, anilara saygi duymak; onlari diriltmeye calisirken temelli gommekten daha onurlu. Belki karsimdakiler de boyle hissediyordur. Hissetmiyorlarsa da canlari sagolsun.
"Let's never come here again, because it will never be as much fun." -Lost in Translation

##

Isyerinde, labda, stajda, sinavlara calisip proje bitirmeye calisirken, siz milletle geyik yapip saatlerce bir isi bitiremeyip, sabahin korunde gelip geceyarilarinda cikarken; vaktinde gelip kimseyle konusmayip sizin 8 saatte oyalanip sosyallesmekten bitiremediginiz isi kimsenin yuzune bakmadan kimseye gulmeden 2 saate yapip evine siktirolup giden o insan var ya, dostlarim, o insan mutsuz. O insan artik benim.