deviantart sayfalarında gezinirken bir fotoğrafa denk geldim, 6 kişi bir kafede buluşmuş da yemek yemiştik. orada bir kedi vardı. beni o 5 kişinin içinde sadece kedi yalnız bırakmadı. yarım saat sonra kalktığımda yalnız o tırmandı dizlerime ve gitme dedi.
keşke yalnız o kediyi özleyebilsem.
ne demiş candan erçetin,
ben özlemedim ki seni, kedi özledi. çağır onu gelsin diye, bana kedi söyledi.
28 Şubat 2010 Pazar
bir suffix olarak çocuk
kendime bir defter aldım, sayfaları siyah.
bir de kalem, mürekkebi beyaz.
yazdıkça mutlu oluyorum çünkü o kadar farklı ki.
rüyamda zeynep hocamla konuştuğumu, beni affettiğini gördüm dün gece. tekrar başlıyordum baleye..
arada eski bir arkadaşımı görüyorum, o sabahlar hep düşer gibi uyanıyorum.
bazen de başka bir eski arkadaşımı görüyorum, kocaman bir boşlukla uyanıyorum sonra, o kadar hiçbir şey hissetmiyorum. sanki hiç tanışmamışız, bununla kalmamış da kimseden onun hakkında bir şey duymamışım gibi.
evde olmak, kurmak demek. benim için.
gerçekten hayat burasıysa, çekilmez hiç.
odanda isimsiz bir balık görürsen, onu oraya ben koymuşumdur, bil.
bir de kalem, mürekkebi beyaz.
yazdıkça mutlu oluyorum çünkü o kadar farklı ki.
rüyamda zeynep hocamla konuştuğumu, beni affettiğini gördüm dün gece. tekrar başlıyordum baleye..
arada eski bir arkadaşımı görüyorum, o sabahlar hep düşer gibi uyanıyorum.
bazen de başka bir eski arkadaşımı görüyorum, kocaman bir boşlukla uyanıyorum sonra, o kadar hiçbir şey hissetmiyorum. sanki hiç tanışmamışız, bununla kalmamış da kimseden onun hakkında bir şey duymamışım gibi.
evde olmak, kurmak demek. benim için.
gerçekten hayat burasıysa, çekilmez hiç.
odanda isimsiz bir balık görürsen, onu oraya ben koymuşumdur, bil.
27 Şubat 2010 Cumartesi
kan ve iman
küçük amaçlarımdan biri de kendimi tanımaya yönelik şu sorunsalı çözmek:
yaptığım bir şey kötülendiğinde ne zaman gaza gelip daha çok çalışıyorum ve ne zaman "nasılsa olmayacak" deyip salıyorum.
bulamadım bunu.
yaptığım bir şey kötülendiğinde ne zaman gaza gelip daha çok çalışıyorum ve ne zaman "nasılsa olmayacak" deyip salıyorum.
bulamadım bunu.
23 Şubat 2010 Salı
cem adrian bence seçki yapmasın
çevrenize bir iyilik yapın ve fedakarlıklarınızı onların gözüne sokmayın.
yaşadığımız düzenin kuralları var, en basidinden ben gidip dormların ortasındaki havuza atlayamıyorum, veya ne bileyim hocama siktirgit giyemiyorum. bunlar tüzükleri olan, yazılı olarak suç ibare edilmiş davranışlar.
ama sırf birileri mutlu ya da huzurlu olsun diye kendi içimizden gelerek yaptığımız davranışlar, odada biri uyurken amfimin sesini sonuna kadar açıp "stand by me" çalmamam gibi, fedakarlık olarak addediliyor hepimizin umudediyorum ki bildiği gibi.
ve lütfen, bakın tekrar rica ediyorum, benim kimse karşıma geçip de "ben geçen gün sen uyuyorken müziğin sesini sonuna kadar açmadım şimdi sen de açamazsın" demesin. bunlar kural değil, fedakarlık ve birlikte yaşamanın gerektirdiği fedakarlıklar var.
her ne kadar verdiğim örnekle, biri uyurken müzik açmak arkadaş çevremde "hayvanlık" olarak adlandırılıyor olsa da, beni dünyanın en çirkin olmasa bile bayağı çirkin bir insanı karegorisine havale ediyorsa da, bu böyle.
not1: örnek tamamen işkembeden kübra (?!). oda arkadaşlarımın hepsini çok seviyorum, canım onlar benim. açmıyolar müzik falan.
not2: bu konu hakkında yakınlarda veya uzaklarda beni derinden etkileyen hiçbir örnek yaşamamış olmama rağmen bu yazıyı yazabilmiş olmam beni çok duygulandırdı. murathan mungan demiş sanırım, bir erkeğin regl sancısını öyle bir anlatmalı ki bir erkek yazar, kadın okuyucu yazarın cinsiyetini hissetmemeli.
not3: son örnek çok ekstrem oldu evet.
yaşadığımız düzenin kuralları var, en basidinden ben gidip dormların ortasındaki havuza atlayamıyorum, veya ne bileyim hocama siktirgit giyemiyorum. bunlar tüzükleri olan, yazılı olarak suç ibare edilmiş davranışlar.
ama sırf birileri mutlu ya da huzurlu olsun diye kendi içimizden gelerek yaptığımız davranışlar, odada biri uyurken amfimin sesini sonuna kadar açıp "stand by me" çalmamam gibi, fedakarlık olarak addediliyor hepimizin umudediyorum ki bildiği gibi.
ve lütfen, bakın tekrar rica ediyorum, benim kimse karşıma geçip de "ben geçen gün sen uyuyorken müziğin sesini sonuna kadar açmadım şimdi sen de açamazsın" demesin. bunlar kural değil, fedakarlık ve birlikte yaşamanın gerektirdiği fedakarlıklar var.
her ne kadar verdiğim örnekle, biri uyurken müzik açmak arkadaş çevremde "hayvanlık" olarak adlandırılıyor olsa da, beni dünyanın en çirkin olmasa bile bayağı çirkin bir insanı karegorisine havale ediyorsa da, bu böyle.
not1: örnek tamamen işkembeden kübra (?!). oda arkadaşlarımın hepsini çok seviyorum, canım onlar benim. açmıyolar müzik falan.
not2: bu konu hakkında yakınlarda veya uzaklarda beni derinden etkileyen hiçbir örnek yaşamamış olmama rağmen bu yazıyı yazabilmiş olmam beni çok duygulandırdı. murathan mungan demiş sanırım, bir erkeğin regl sancısını öyle bir anlatmalı ki bir erkek yazar, kadın okuyucu yazarın cinsiyetini hissetmemeli.
not3: son örnek çok ekstrem oldu evet.
21 Şubat 2010 Pazar
"hayvan" bir sevgi sözcüğü bence
birilerinin bana maymun iştahlı olmadığımı söylemesine ihtiyacım var. evet yine dayanamıyorum ve yeni bir şeylere merak salıyorum, saatlerimi yeni uğraşım hakkında araştırma yaparak geçiriyorum. ama hepsini de yaparsam yaşayamam ki. yani o kadar çok yaşarım ki yaşayamam aslında. gibibirşeyler.
aynıydı gözyüzümüz, savrulduk her birimiz, insanlığa, ne oldu?
masumdu gözlerimiz, katildi kalplerimiz, insanlığa, ne oldu?
aynıydı gözyüzümüz, savrulduk her birimiz, insanlığa, ne oldu?
masumdu gözlerimiz, katildi kalplerimiz, insanlığa, ne oldu?
16 Şubat 2010 Salı
econ recit
ya bu olayı yaklaşık 3 ay önce tam olduğu an "laaan bunu blogumu yazmam gereeek" diye karşılamıştım fakat makus talihim buna engel oldu, yok yahu unuttum gitti. geçen gün de uyumadan 1 saniye önce aklıma geldi, uyandım. falan. o yani şimdi anlatacağım olay.
zaman: aralığın ortaları.
yer: fasshaneden girip fakülteye vardığında ilk gördüğün sınıf
neden: math101 recitation'ı
midterm 2, yarındır. bir de bir sonraki ders quiz vardır. herkes tüm dönem salmış olmanın verdiği gerginlikle azami dikkatle asistanı dinlemektedir. dersin başlamasından 20 dakika kadar geçtikten sonra sınıfın kapısında kahramanımız belirir, sınıftan bir kurban seçerek gözlerini ona kilitler ve der ki:
burası econ recitation'ı mı?
kurban arkamda oturduğu için göremedim ama muhtemelen kafa salladı. kimse konuşmadı fakat birileri içinden "ehue hiç bi gitmedin be bu saate kadar" dedi.
şimdi hızlıca finallerin başlamasından önceki cumaya fastforward yapıyoruz. kafa aynı, yine kimse bayağı bir şey bilmiyor, asistan dileniyor. ders başladıktan 20 dakika geçer, kahramanımız, evet, aynı kahramanımız tedirgin hareketlerle sınıfa girer, bir yere geçer oturur, ve asistana soru sormaya başlar. konuyu biliyordur, sorduğu soruların cevabı vardır.
sen kimsin ey insanoğlu, math101 alıyordun ama aynı saatte econ recitin mi vardı.. math101 almıyor da econ alıyorsan neden finallerden önceki cuma saat 9da recitimizdeydin?
neden?!
***
bunu da yaziim aradan çıksın:
FENS amfisine kedi girdi! hem de tatilden önce odamın kapısını açıp karşımda oturur bulduğum kedi! etrafta gezindi, millet sevdi, sonra aynı cool'lukla arkasına bakmadan çıktı gitti!
zaman: aralığın ortaları.
yer: fasshaneden girip fakülteye vardığında ilk gördüğün sınıf
neden: math101 recitation'ı
midterm 2, yarındır. bir de bir sonraki ders quiz vardır. herkes tüm dönem salmış olmanın verdiği gerginlikle azami dikkatle asistanı dinlemektedir. dersin başlamasından 20 dakika kadar geçtikten sonra sınıfın kapısında kahramanımız belirir, sınıftan bir kurban seçerek gözlerini ona kilitler ve der ki:
burası econ recitation'ı mı?
kurban arkamda oturduğu için göremedim ama muhtemelen kafa salladı. kimse konuşmadı fakat birileri içinden "ehue hiç bi gitmedin be bu saate kadar" dedi.
şimdi hızlıca finallerin başlamasından önceki cumaya fastforward yapıyoruz. kafa aynı, yine kimse bayağı bir şey bilmiyor, asistan dileniyor. ders başladıktan 20 dakika geçer, kahramanımız, evet, aynı kahramanımız tedirgin hareketlerle sınıfa girer, bir yere geçer oturur, ve asistana soru sormaya başlar. konuyu biliyordur, sorduğu soruların cevabı vardır.
sen kimsin ey insanoğlu, math101 alıyordun ama aynı saatte econ recitin mi vardı.. math101 almıyor da econ alıyorsan neden finallerden önceki cuma saat 9da recitimizdeydin?
neden?!
***
bunu da yaziim aradan çıksın:
FENS amfisine kedi girdi! hem de tatilden önce odamın kapısını açıp karşımda oturur bulduğum kedi! etrafta gezindi, millet sevdi, sonra aynı cool'lukla arkasına bakmadan çıktı gitti!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)