çevrenize bir iyilik yapın ve fedakarlıklarınızı onların gözüne sokmayın.
yaşadığımız düzenin kuralları var, en basidinden ben gidip dormların ortasındaki havuza atlayamıyorum, veya ne bileyim hocama siktirgit giyemiyorum. bunlar tüzükleri olan, yazılı olarak suç ibare edilmiş davranışlar.
ama sırf birileri mutlu ya da huzurlu olsun diye kendi içimizden gelerek yaptığımız davranışlar, odada biri uyurken amfimin sesini sonuna kadar açıp "stand by me" çalmamam gibi, fedakarlık olarak addediliyor hepimizin umudediyorum ki bildiği gibi.
ve lütfen, bakın tekrar rica ediyorum, benim kimse karşıma geçip de "ben geçen gün sen uyuyorken müziğin sesini sonuna kadar açmadım şimdi sen de açamazsın" demesin. bunlar kural değil, fedakarlık ve birlikte yaşamanın gerektirdiği fedakarlıklar var.
her ne kadar verdiğim örnekle, biri uyurken müzik açmak arkadaş çevremde "hayvanlık" olarak adlandırılıyor olsa da, beni dünyanın en çirkin olmasa bile bayağı çirkin bir insanı karegorisine havale ediyorsa da, bu böyle.
not1: örnek tamamen işkembeden kübra (?!). oda arkadaşlarımın hepsini çok seviyorum, canım onlar benim. açmıyolar müzik falan.
not2: bu konu hakkında yakınlarda veya uzaklarda beni derinden etkileyen hiçbir örnek yaşamamış olmama rağmen bu yazıyı yazabilmiş olmam beni çok duygulandırdı. murathan mungan demiş sanırım, bir erkeğin regl sancısını öyle bir anlatmalı ki bir erkek yazar, kadın okuyucu yazarın cinsiyetini hissetmemeli.
not3: son örnek çok ekstrem oldu evet.
1 yorum:
ben dün anıra anıra NO I DOOOOONT WANNA FALL IN LOVE dediydim diyor idim:(
Yorum Gönder