25 Mayıs 2011 Çarşamba

kim bu Erol Egemen !?

ben takdir edersiniz ki dönemin başından beri aynı dersleri alıyorum, bunlardan biri organik kimya ve hocası 1 dönemdir aynı.

ben dönemin başından beri sınıftaki “Hasan” kim diye merak ediyorum. Sınıfta tanımadığım 3-4 erkek var hiç muhabbetim olmadı kendileriyle, ama dönemin başından beri hoca birine Hasan diyip duruyor. Yalnız sıkıntı şu ki sürekli başka bir erkeğe Hasan diyor. ben de sürekli yau hasan kim yeaa diyorum. ya da işte “eheh hoca isimleri karıştırıyor hasan hani öbürüydü” falan diye düşünüyorum.

hoca da türkçeyi sonradan öğrenmiş kanada asıllı şirin mi şirin bi adam.

bugün farkettim ki “Aslan” diyormuş, erkeklere. bu, dönemin son haftası.

18 Mayıs 2011 Çarşamba

it's complicated

ben ne zaman bu hale geldim bilmiyorum.
ne zaman hangi ortamın içine girsem biriyle göz göze gelmemeye, birilerine selam vermemeya çalışmaya başladım, orta dereceli arkadaşlarımla tüm bağımı bu kadar kolay nasıl kopardım bilmiyorum. tüm ilişkileri birer birer saldım sanki.
"hayatımdan gereksiz insanları attım" da diyemiyorum, onlar beni attı çünkü. benim bu süre zarfında yapmaya çalıştığım tek şey kimseyi üzmeden mutlu olmaktı. depresyonumdan çıkıp çok çok mutlu olduğum zaman, depresyonumda yanımda olan çoğu insan koptu gitti. sanki ben onlara yalan söylemişim aslında hiç mutsuz olmamışım gibi, kendilerini kandırılmış hissettiklerini söyleyerek gittiler hem de. birkaçı beni duyuyorsa eğer, hiç birinize yalan söylemedim, ben çok mutsuz oldum, birden bir şey oldu ve ben çok mutlu oldum. bu. ne daha azı ne daha fazlası.,

bunun yanında yıllardır anlamaya çalıştığım bir şey varsa o da ben armutu sevmiyorum diye elmanın bana küsmesidir. herkesin tanıdığı herkesle "bir" ilişkisi var. bunu bi düşünün.

yani eğer benden uzak durmak istiyorsanız dostlarım, lütfen uygun bir bahane bulun kendinize. kendinizi kandırın, siz de mutlu olun.

11 Mayıs 2011 Çarşamba

kent

ben burda değilken şöyle şeyler oldu:


lakin ki, buradayım bundan sonra. tumblr ne abi, resimli fotoğraflı falan.