25 Kasım 2014 Salı

Turkiye'de, Istanbul'da yasamak, sehirle ilgili bir mutluluk aninda "buranin da agzina yakinda sicarlar ki" duygusunu hissetmeni gerektiriyor. Haliyle de bu duygu tum hayatini ele gecirmeye basliyor. Benim boyleydi. "Mutluysan merak etme, yakinda gecer" diye bi rozet yazisini hayat mottom yapmistim, iyi hissettigimde aklima getiriyordum ki sonra daha cok uzulmeyeyim.

Burasi guzel, oturmus durmus, guzel seyler yok olmuyor. Dolayisiyla hayatimdaki guzellikler de buyuk cogunlukla sabit kaliyor, canimi sikan seyler azaldikca.

9 Kasım 2014 Pazar

ben aslinda buraya icimi dokmek, cok anlamli cok duygusal bi blog yazmak icin geldim ama onun yerine icimden su parcayi soyleyip duruyorum sayfayi actigimdan beri:

Buralara yaz gunu kar yagiyor canim
Olene kadar seni bekleyemem
Ona buna benzemem, oyuna gelmem
Senin icin olmeye soz veremem.

Buralara, buralara buralara, buralara....

4 Kasım 2014 Salı

yine nostalji

2 yaz once evime bi posta gelmisti, zarfin agzi kapanmamis bantlanmis. Gorur gormez icinde ne oldugunu biliyordum, kabul mektubunun elektronik hali daha hizli seyahat ediyor. Baktim mektuba guldum, koskoca tip universitesinin kabul mektuplarini postaladigi zarfa bak amk agzi bantlanmis diye.
Bugun transcriptlerimi almaya bolum kordinatorunun odasina gittim, basmis hepsini imzalamis. Zarfa koyup agzini damgalayabilir miyiz dedim, oyle istiyor bazi okullar. Tabii ki dedi, zarflari cikardi.
"I was accepted with those envelopes..." dedim, "Haha yes, but the bad thing about these is that you have to tape them to be closed :/" dedi.
"I know." diyemedim.