11 gündür ne yazıyordum ne okuyordum buraları, bu da muhtemelen uzun bir aranın ortasındaki blog olacak çünkü 4 saat sonra sınavdan çıkar çıkmaz bir sonraki sınavıma çalışmaya başlayacağım, doğal olarak da sınava çalışırken başıma hiç ilginç bir şey gelmiyor. inanır mısınız doğru düzgün dersler dışında düşünemiyorum bile. mesela bir tespit yapıcam, tespitin ortasında aklıma bayes formülünü geçen sefer hatırlayamadığım geliyor onu çıkarmaya çalışmaya başlıyorum hoop nooldu tespit yalan. veya çok komik bir şey oluyor tamam mı, deli gibi gülüyorum ama bir daha hatırlıyamıyorum çünkü hemen arkasından asistan "tüplerin altını ellemeyin DNazlar aktive oluuurr!!" diyor elimdeki tüpü "annski" diyerek buza daldırıyorum hoop noldu unutuldu o komiklik şaka. sonra otur bekle deneyin sonucunu batırdım mı diye.
yani aslında aklıma şu geldi, biz bio303 lab grubumuzda bir endonezyalı, 2 sopho, 1 de allaha çok şükür 3. sınıf bir biyocuyuz. biz iki sopho mütemadiyen bir şeyleri ya yanlış yapıyoruz ya anlamıyoruz, bu süre zarfında doğal olarak türkçe konuşup anlaşıyoruz, bazen türkçeyle bile anlaşamıyoruz düşünün, o sırada endonezyalı "whatwhatwhat" diye benim kolumdan çekiştiriyor zaten sinir stres oluyorum deney mefta olucak diye bir de kıza ingilizce derdimizi anlatıyorum kenarda köşede. asistanlar da her grupla türkçe konuşup bizimle doğal olarak ingilizce konuşuyorlar ama doğal olarak ingilizceleri türkçelerinden kötü ve mesela ben elimde buharlar çıkararak karışan bir kap sıvı nitrojen varken talimatları anadilimde almayı tercih ederim, en azından talimat verenin ana dilinde almayı tercih ederim, o sırada pushla pull u karıştırırsa noolucak mesela. düşündü mü kimse.
geçen hafta da laba 2 tane meyve sineği kaçırdık etrafta uçuyorlardı. tüplerdeki arkadaşlarının özgürlüklerini temsil ediyorlar bence. ama tüplerdekiler bu duruma nasıl demoralize oldularsa üremiyorlar 1 haftadır.