ve ben yine yuvarlıyorum evet. 320.
odamda hala binlerce post-it ve küçük küçük not kağıtları var. hayatım onların arasında geçecek sanırım. hala her şeyi not alıyorum.
aslında kendimi seviyorum. hayattan zevk alıyorum. başka biri olmayı istemezdim yani. ama işte sevdiğim insanları kıskanmak çok dokunuyor bana. keşke de diyemiyorum, bu sene çalışmak dışında bir şey yapmadım. kapasite desen. annem tıp fakültesi dekanı nasıl gende zekilik yok diyebilirim ki. neresinden tutsam elimde kalıyor.
onun yanında şu da var, ben türkiye 1.si olsam da sadece sabancı yazacaktım, türkiye 43binincisiyim ve yine sadece sabancı yazacağım, ama işte üzülüyorum kendi kendime.
şimdi bitse her şey.
bu sene aralık gibi şu cümleyi fırat'a sarfettiğimi çok net hatırlıyorum, dolaplara giderken, "şimdi uyuyiim, yanıma da büssürü kitap koyiim, 14 haziranda sabah uyandığımda bütün o kitapları biliyo oliim.." demiştim. çok çekici değil mi. değil. aralıktan hazirana kadar yaşadıklarım şu ana kadarki mutluluğumun etkeniydi. o kadar ağlamamış olsaydım zamanında bu kadar da gülemezdim öss den sonra. bunu da yaşamam gerekli demek ki, sabancıda mutlu olabilmek için.
her ne kadar tanrının elini sırtımda hissetmiyorsam, yada düştüğümde çelme takanın o olduğuna inanmıyorsam da bazı anları birinin bana yaşattığını düşünüyorum. yada benim o biri.
üzgünüm mcgill. bekle beni sabancı. her şey güzel olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder