17 Aralık 2009 Perşembe

kimse böyle üzgün olamaz

hayattan, hayallerinden, istediğinden bahset,
düşünden, düşündüklerinden, hepsi olmuş farzet

içimden geçeceksen, buradayım yürü üzerime

karanlıkla dans etmeyi, sonra ölmeye yatmayı anlat

hep gözpınarında duran göz yaşında akmaya hazırlanan
neler neler var, ne hikayeler var

bir sokak gördüm rüyalarımda gecelerce, hiç sana çıkmadı,
sadece yarım saat tutuştuk el ele, o saat durmadı

sen, ben, gece bir yol
başka bir şey yok elimde, hafızamda
düşünüyorum, ne kadar yer etmiş olabilir
İstiklal Caddesi kadar

sen nasıl başardın, yüzyıllık ağaç gibisin,
nasıl böyle kaldın, yoksa sen de sadece öyle duranlardan mısın?

kalbimin sokaklarını arar sorarken kim bilir ben kaç kalp kırdım,
zamanın istasyonunu trenler geçerken kim bilir kaç kez kaçırdım

her kahraman gibi erken gittin.
dinlendiğin o sarmaşık sonra soldu, hep uçtun ateşe yakın

karaya oturmuş eski bir gemide, gölgesinden sıkılmış söğütte,
baktığımda her yerde her aynada, mutluluktan sürülmüş, sanki yasaklanmış biri var

yeldeğerimeni rüzgarla rüzgar uçurtmayla geldi,
uçurtma bir çocuğun gözünden dünyayı korkuyla seyretti

sen en güzel şarkını henüz yazmadıysan, söz yok.

bu da sağımdaki bünyeden geliyor:
"bi ilk parçayı beğenmedim, selam falan"

2 yorum:

Unknown dedi ki...

evet bu güzel. baya hoş.

buяcu dedi ki...

albümü de sev.