15 Eylül 2010 Çarşamba

platform

çok kötü durumdayım şu an ama bunları yazmazsam kesin unutucam o yüzden hadi bakalım.

sabancı yakında "burcu tamam tüm okul paranı vericez nolur çalışma burslarından uzak dur artık" diyecek bana, ic'de çalışmaya başladım.

çalışma bursu iş ilanında yapılacak iş: nadide eserlerin teknolojik alana aktarılması ve gerekli yetilerde scanner kullanmak yazınca olay aslen bayağı self explanatory oluyor ama bence çok önemli bir yetiyi unutmuşlar: ARAPÇA BİLMEK. olum 1889 basımı 750 sayfalık arapça sözlüğü tersten taramak nedir bilir misin. hiyeroglif gibi geliyo bana harflar sayılar, bi kafam karışsa yandım sayfaları birbirinden ayırt etmek imkansız. neyse ki bitti. adam daha sonra "sana süper bi kitap vericem şimdi" dedi, 2 günlük tanıdığım adama "bir tek dileğim var, latin alfabesi olsun lüüğğtfeeğğn" dedim. cevaben "eheh dikkat et de bunu da tersten tarama kafam karışır falan" dedi. yarın da 1832 basımı ingilizce bir roman tarıyor olacağım...

biri bana "çayı nasıl içersin" diye sordu. kendisini daha iyi tanıyor olsaydım "ehuhe orta" derdim heralde.

unutmiim de bir ara kağıt kesiğiyle ilgili bir öykü yazayım. nasıl derin bir acıdır... ulan arapça sözlük.

16 yıldır bale yapıyorum, hiç bir dansçının kulise bayağı kolu olan bi kapıyı açarak girdiğini görmemiştim bu akşama kadar. üsküdar tekel sahnesi, naapıyosun?

bu arada yine iş depresyonuna girdim, bir de 1 hafta sürecek dans festivali için nerdeyse her akşama biletim var, eve 10.30dan erken gelmiyorum. okul açılsa ya.

Hiç yorum yok: