31 Ağustos 2013 Cumartesi

mecidiyekoy

12-13 yaslarinda bir gun bale dersinden donuyordum. O zamanlar cuma gunu aksamustu 5-7 arasinda bir ders vardi ve baleye gidis aracim dolmustu. Dolmustan indikten sonra 10-15 dakikalik bir yol yuruyup eve variyordum.

Bir gun yine baleden ciktim, yorgunluktan surune surune dolmustan indim ve iki cadde arasindaki sokagi yurumeye basladim. Saat 7.20 civarlarindaydi ve hava kararmak uzereydi. O aksam, Bagdat Caddesi'yle Sahilyolu'nu birbirine baglayan o yesilliklerle dolu sokakta karsimdan bir sokakcocugunun geldigini gordum. Benim yaslarimda elleri yuzu pislikten kapkara, erkek bir sokakcocugu. Normalde o zamana kadar hep uzaktan gorup karsi kaldirima gectigim sokakcocuklarindan biri. O gun kizdim kendime, o da insan dedim, o cocuk halimle kendi kendime insanlik dersi verdim, karsi kaldirima gecmedim, o cocugu otekilestirmenin yanlis oldugunu kendi kendime ogrettim. O aksam, o cocuk, o sokakta, yanimdan gecerken gulerek popomu elledi.

22 yasimda her gun metro ve metrobus kullaniyorum, duydugum gordugum sozlu sozsuz tacizlerin hicbiri umrumda degil, alisilmis. Yanindan gecerken beni eliyle arkadasina gosterip bagira bagira "Bak bak nasil da geciyo" diyen 25 yaslarinda adamdan oturdugu yerden agzi acik gozlerini dikip bakan ve gozgoze gelince dahi utanmayip bakmayi surduren amcaya kadar her seyi gordum. Elif Safak Baba ve Pic'in basinda cok guzel anlatir tacize maruz kalmanin kuralini, gormemis duymamis gibi yapmak tacize maruz kalan tum kadinlarin sozsuz kuralidir der. Peki o an hissedilen guvensizlik duygusunu kadinlar ne yapsa, hayatlarina, sosyal yasamlarina her gun her gun zorla nufuzeden o eksi korkuyu, hava karanlikken yalniz gecilmesi gereken bir sokakta arkadan gelen ayak seslerinin yarattigi kalp carpintisini nereye saklasa?

bu da bu blogdaki en ciddi yazimdi sanirim. ben de istemezdim.

25 Temmuz 2013 Perşembe

uzak diye bir sey yok peki lavabo ne tarafta?

simdi burayi okuyanlara bisey dicem toplanin bakim.
ben bi grup buldum, birileriyle paylasmak istiyorum ama degerini bilmicekler de bilmesin istiyorum cunku cok asik oldum. burayi okuyan pratikte bana veya dusuncelerime deger veriyodur heralde diye buraya yazmaya karar verdim.

yuzyuzeyken konusuruz.

hadi gidin dinleyin simdi.

19 Temmuz 2013 Cuma

E.K.

Bu blog, 3 sene once 2 donem tll (turkish language & literature) hocaligimi yapmis, bas harfleri baslikta belirtilmis hocama, cok sevgiyle cok saygiyla ithaf ediliyor su an. senin gibisini goremedim hocam daha, goremem de herhalde. hep iyi ol sen.

Defterimi buldum, bazi esprilerini anladim bazilarini anlamadim belki espri bile degildiler, fakat asagida yazan her kelime icimi isitti, yemekten onceki o karin gurultulu, asiri huzurlu o haftanin 2 saatini yasatti.


  • (Turkce'ye kendi cevirdigi kitap olan Tasuk-u Talat ve Fitnat'tan bahsederken) Yeterince okursaniz, ölürsünüz.
  • Aramizda gorucu usuluyle evlenmek isteyen var mi?
  • Abdulaziz de Abdulhamit kadar baskici aslinda, Abdulhamit surmek uzerine kurmus ceza mekanizmasinin Abdulhamit oldurmek. Tarz meselesi.
  • O zamanin meclisi bugunun maillisti.
  • That's it!
  • Sizi bir doktorun gormesi iyi olur.
  • (Haftaya okunmus olmasi gereken kitap hakkinda) Ben mecburen okuyacagim da, siz de okuyun uzerine muhabbet edebiliriz boylece.
  • Padisah iyi de etrafi kotu.
  • Single mother.
  • Tüpçü teyze.
  • Kiza yazicam diye vapuru geciktiren okuz.
  • (Halic demeye calisip Alic deyince kendi kendine) Alic ne ya?!
  • Icra memuru bayagi gercek, goturucek masayi!
  • (Sinavlardaki el yazilarinin okunaksizligindan bahsederken) Siz Latin alfabesini pek sevmiyorsunuz.

16 Temmuz 2013 Salı

biri bana kafa atsin

Merhaba ben hayattan ne istedigimi o kadar bilmiyorum ki hepsi ayni ulkedeki 3 universite arasinda secim yapamiyorum oyle gerizekali oyle malim saat de 6 olmus sacim yine neden dokulmeye basladi buyuk sehir kucuk donem mi kucuk sehir buyuk donem mi.
"sen simdi gidiyorsun ya, herkes sana benzeyecek" siirinin bulundugu forum sayfasina, siirin tam altina, "paylaşım için teşekkürler ama şiir çok bulanık bir yazıyla yazılmış okumakta zorlandım..." yazan sevgili aysegul'e.

güldüm piç.

kaynak


15 Temmuz 2013 Pazartesi

FedEx

tum arkadaslarimin teker teker kariyer.net'ten her boka basvurma - basvurulanlarin 1/3unun geri donmesi - 800 adet basamaktan gecip sonunda birine girme - emlakci emlakci gezme - duzgun ve uygun fiyatli bir ev bulma - kontrat imzalayip ikea'ya gitme - ise baslama sureclerinin  muhtelif asamalarina tanik olup ozenmekten yataklara dustum.

para kazanmak istiyorum. snif.

11 Temmuz 2013 Perşembe

Ihre Bewerbung an der Technischen Universität München

simdi size Eylul'de master'a gidecek ve basvurdugu 14 universitenin 3unden kabul almis bir biyomuhendisin diramini anlatacagim. son 2sini de bekliyorum daha.

son care olarak gordugum, sadece baska hicbir yerden kabul gelmezse gidecegim Amerika'daki programdan kabul, basvurduktan iki saat sonra, nisan ayinda geldi. o zamandan bu zamana okulun depozitosu, yurdun depozitosu, ogrenci vizesi on kayit parasi, onlar darladikca ben verdim. Bu sirada redler gelmeye devam ediyor, ben bir yandan uzulurken bir yandan artik ne yapacagimi kesinlestirmis olmanin rahatligina ve huzuruna ermisim, vize formumu bekliyorum bilet alacagim.

hal boyleyken 3 gun once, allahin temmuzunda, Almanya'daki birinci tercihim olan okuldan kabul maili geldi. hafif bi burukluk, birkac damla gozyasi derken emin oldum ki ben Almanya'daki bu okulu istiyorum. Fakat minik bir ayrinti, beni sadece program kabul etmis gorunuyor, kabulum international office'den onay bekliyor. International office de sadece iste belgeleri tam mi, mezun olabilmis mi, mezun oldugum okulun Almanya denkligi var mi diye bakan bir formalite. Neyse o da kabul eder bekleyeyim derken beni bir Amerika numarasi aradi gecenin korunde, Amerika'daki programa kesin geliyor muymusum, program doluymus ve upuzun bir waitlist varmis, gelmiyorsam yerime baskasini alsinlarmis. Simdi biri zorla yanit istiyo ama hemen veremiyorum cunku diger tarafin burokrasisi aslinda %100 kabul etmedi beni, international office'den onay bekliyo, o onay vermeden digerini salamiyorum ortada kalmayayim diye, international office'e gozunuzun yagini yiyim beni bi onaylasaniza diger taraf darliyor diye mail atiyorum auto reply geliyor "kardes bu aralar cok mail geliyo doncez sana bi ara" diye, Amerika da israrla hergun arayip "ee belli oldu mu geliyo musun yoksa biz 42bindolar kaybetmeyelim senin yerine birini alamayarak" diyor. Eger Almanya kabul etmeyecekse artik Amerika icin ogrenci vizesi almam lazim ama gitmeyeceksem bi de vizeye para vermek istemiyorum ve simdi almazsam yetismeyecek. Diger yandan artik Almanya'ya gideceksem pat kut Almanca ogrenmem lazim ama kesin olmadigi icin bir de kursa para vermek istemiyorum.

Gel zaman git zaman (dedigim aslinda butun bu olaylar son 1.5 gunde oldu) bugun bi arkadasimin mesajiyla uyandim "bana internet komigi adam soylesene", diyen, hey allaham derken bi baktim mail gelmis, basvurdugum baska bi Alman okulundan, mail komple Almanca fakat unlem falan var dedim kesin kabul bu, kalkip google translate'e yazdim, valla kabul olmusum fakat kabul mailimi anlayamazken programi okuyabilir miyim bilemedim aslinda program dili Ingilizce ama.

2 Temmuz 2013 Salı

nostalcik

abi ahahaha 16/12/2009. Bosuna burs almadigimi biliyodum..

a5 103ten gelen sesler,

müge: ben bazen 4 gibi falan uyanıyorum, "hahah burcu yine çalışıyo" diyip uyuyorum geri.

selin: kapiim mi ışığını?
burcu: yok dur kalkıcam ben.
s: uyumican mı?
b: uyudum ki.
s: ha şimdi kalkıyosun?
b: hea.

ceren, 7.30 sularında evden gelir: ahaha yine mi ödev yapıyosun
b: okudun mu ferdi ve şürekasını?
c, 5 saniyelik bir duraklamadan sonra: benim ondan sunumum var.

1 Temmuz 2013 Pazartesi

hot kiss

Yillar once yazip (20.08.10) taslaklara kaydedip birakmisim oyle. cok hosuma gitti paylasiyorum simdi. Bu gunlerin konusu zaten hep nostalji.

bugün çok sevdiğim bir şeyi çok sevdiğim iki insanla yaptım.

öncelikle güne, bindiğim taksicinin şebnem ferah'ı tanımasıyla başladım. boğaziçine gideceğimi öğrenen amca,
t: huu konser kokusu alıyorum kimin?
b: şebnem ferah.
t: ah şebocuumun mu? kaçta konser?
b: 10.30
t: tüh bak daha gelmemiştir gelmiş olsaydı kulise sokar imza alırdım sana, çok taşıdım ben onu.
b: hıhı.
t: gitarcısı ve menajeri ayça da senin bindiğin yerde oturuyodu biliyo musun?
b: (içses: ohannes. gitarcı değil basçı, artık menajeri değil, ismi de ayça değil ama olsun yine de ohannes.) ehi evet hocam benim o.
t: onu da kanald'ye taşıdım çok.
b: (içses: adam doğru söylüyor, bkz: beyler adam haklı.) aa evet zaga'da çalıyodu.
t: sen de her şeyi biliyosun kehkeh.
b: (içses: lan benim bilmem normal asıl sen her şeyi biliyosun.) ehi.

boğaziçinde deli dana gibi dolaştım bir süre, sahneyi bulamayıp çimlere çöktükten 5 dakika sonra turgut aradı,
t: alo burcu nerdesin?
b: ya beele çimler var apartmanlarin ortasinda.
t: ahah lan meydan orası biz ders yapıyoruz o apartmanlarda!

6 dakika sonra telefonum çaldı açtım.
t: efendim?
kitlendim bu noktada, hayır arayan o, soran o. arkadaşım sen aradın sen anlatıcan ben dinlicem?!

şebnem ferah konserleriyle ilgili engin bilgilerimi paylaştıktan 10 dakika sonra,
t: şimdi "hoşgeldiniz" mi çalıcak?
b: MERHABA!!
biterken,
t: "hoşçakalın" mı şimdi?
b: hoşçakal..




merhaba canim.

Vay Serhat neler donmus burda yea.
2 yildan fazladir yokum gibi gorunuyor fakat oyle degildir, thepandorina.tumblr.com'da aktiftim fakat son zamanlarda orada da aktif degildim, sonra baktim burda su cok guzel, aman canim ne anlatiyorum ben.
Ben simdi master'a gidicem, Amerika'da kesinlesen bir okul var fakat Almanya'dan da bekledigim cevaplar (merak etmeyin hemen ilginclesecek) oldugundan sebep vize islerini hep yavastan aldim iste hala bekliyorum falan. Bugun annem bagirdi sana Almanya'dan bi posta gelmis diye, yuvarlanarak annemin yanina vardigimda zaten 2 hafta once e-mail yoluyla reddeden bi okulun ayni fikrini bana ulastiracak bir de posta yolladigi gercegiyle yuzlestim. Yil icinde ayni sekilde "Haberlesme Merkezinde Postaniz Var" baslikli muhtelif zamanlarda gelen maillerle de dersin ortasinda kosarak siniftan cikmak olsun, yataktan dusup pijamayla gozlukle haberlesme merkezine varmak olsun hep bu aktivitelerde bulunup iste ya Markafoni'den siparis edip unuttugum cici ayakkabilarimla ya da calindiktan sonra yenisini okula istettigim kredi kartlariyla yuzlestikten sonra dedim ki cumle buralarda bir yerlerde bitsin. hah. oh be. bi an hic bitmeyecek sandim.
Ne diyoduk. Ha evet ben master'a gidicem. Kalaydim iyiydi.
Optung.


25 Mayıs 2011 Çarşamba

kim bu Erol Egemen !?

ben takdir edersiniz ki dönemin başından beri aynı dersleri alıyorum, bunlardan biri organik kimya ve hocası 1 dönemdir aynı.

ben dönemin başından beri sınıftaki “Hasan” kim diye merak ediyorum. Sınıfta tanımadığım 3-4 erkek var hiç muhabbetim olmadı kendileriyle, ama dönemin başından beri hoca birine Hasan diyip duruyor. Yalnız sıkıntı şu ki sürekli başka bir erkeğe Hasan diyor. ben de sürekli yau hasan kim yeaa diyorum. ya da işte “eheh hoca isimleri karıştırıyor hasan hani öbürüydü” falan diye düşünüyorum.

hoca da türkçeyi sonradan öğrenmiş kanada asıllı şirin mi şirin bi adam.

bugün farkettim ki “Aslan” diyormuş, erkeklere. bu, dönemin son haftası.

18 Mayıs 2011 Çarşamba

it's complicated

ben ne zaman bu hale geldim bilmiyorum.
ne zaman hangi ortamın içine girsem biriyle göz göze gelmemeye, birilerine selam vermemeya çalışmaya başladım, orta dereceli arkadaşlarımla tüm bağımı bu kadar kolay nasıl kopardım bilmiyorum. tüm ilişkileri birer birer saldım sanki.
"hayatımdan gereksiz insanları attım" da diyemiyorum, onlar beni attı çünkü. benim bu süre zarfında yapmaya çalıştığım tek şey kimseyi üzmeden mutlu olmaktı. depresyonumdan çıkıp çok çok mutlu olduğum zaman, depresyonumda yanımda olan çoğu insan koptu gitti. sanki ben onlara yalan söylemişim aslında hiç mutsuz olmamışım gibi, kendilerini kandırılmış hissettiklerini söyleyerek gittiler hem de. birkaçı beni duyuyorsa eğer, hiç birinize yalan söylemedim, ben çok mutsuz oldum, birden bir şey oldu ve ben çok mutlu oldum. bu. ne daha azı ne daha fazlası.,

bunun yanında yıllardır anlamaya çalıştığım bir şey varsa o da ben armutu sevmiyorum diye elmanın bana küsmesidir. herkesin tanıdığı herkesle "bir" ilişkisi var. bunu bi düşünün.

yani eğer benden uzak durmak istiyorsanız dostlarım, lütfen uygun bir bahane bulun kendinize. kendinizi kandırın, siz de mutlu olun.

11 Mayıs 2011 Çarşamba

kent

ben burda değilken şöyle şeyler oldu:


lakin ki, buradayım bundan sonra. tumblr ne abi, resimli fotoğraflı falan.

24 Nisan 2011 Pazar

yeni.

hoş geldin bebeğim.
ne çok özledim seni.

1 Mart 2011 Salı

di oskır went tu.

günün tespiti: abi kız resmen aranıyo bi bulsa da hepimiz rahat etsek.