ben şimdi yine bişiler yazıcam ama bir çok insan "çok da fifi" deyip geçicek, sonra da neden okuyucum yok diyorum al işte, neyse yani yazıyorum ben yine de bir sakıncası yoksa.
insanlara "dans" kelimesi neyi ifade ediyorsa bana onu ifade etmiyor ve çok mutluyum bu yüzden. salsa çaça baçatha falan neyse diyorum artık düşün yani, o kadar acayip danslar öğretiliyor ki baya kurslarda falan, izleyemiyorum ben onları. kordinasyon desen ortalıkta sürekli kol bacaklar var ama kordinasyon yok, kıyafetler böyle allı pullu göğüsbağır açık veya mini etekler tam dans kıyafeti olmayan şeyler yani. altına da yorumlar "ahh ne güzel, gurur duydum, süper, muhteşem" falan, allahım deliricem bi saniye kendime gelmem gerek..
biz her sene liseyle kültür kolejinin dans yarışmasına katılırdık, jüride bir türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi baleti, diğerleri böle televizyon ünlüsü dansçılar. çıkan grupların kostümlerinin popolarında yıldız bile gördük katıldığım 3 sene boyunca. basket topuyla çıkanlar, efendime söyleyeyim kuyruklu şeytan kostumleri... biz de hep tülden modern dans elbiseleri, modern bale yapıp alkışlanmayı beklerdik. ben hatta bir keresinde bayağı bale (hatta pas-de-deux) yaptım kimse alkışlamadı depresyona girdim. ama hep o baletin suratına bakarak yaptım tüm danslarımı ve hepsinde gözlerini üzerimde hissetmek için dansettim. hiç derece alamamış olduğumuzu söylememe gerek yoktur sanıyorum.
10. sınıfta da modern dans aktivitesine muhtemelen daha fazla maaş almak için gelmiş matematik hocası, grubun lideri olarak beni görmüş olacak, "bence dans kuralsız yapılmalı, öyle bale falan, ne bileyim.." dediğinde sanırım fazla ağzımı açıp fazla gözümü yummuş olucam ki, gelmedi kadın bir daha, uğramadı bile aktiviteye. emeğe her zaman saygım var, çok emek verilen en zor olan en iyisidir de demiyorum ama, bu işin konservatuarı varsa, eğitimine 7 yaşında başlamak geç sayılıyorsa, bale disiplindir deniyorsa bir bildikleri vardır sanıyorum. balenin katı kuralları termodinamikte yok yemin ediyorum, bir pozisyonun yalnız bir doğru hali var, estetikte mükemmellik bale, ne kadar hayatını adasan da vücudunun izin verdiği yere kadar ilerleyebiliyorsun.
en çok acı veren de neydi biliyor musun, ben salsa tango hepsini öğrendim ama baleden sonra hiçbirini doğru düzgün yapamadım. geçen gün 2 senedir salsa yapan bir arkadaşımla dans edeyim dedim, "ya sen çok kasıyosun kendini olmuyo" dedi, beni beğenmedi ve benle dans etmedi. sen kalk 15 sene haftada 6 saatten bale eğitimi al, balede en çok yapman gereken şeyi- kendini kasmayı- diğer danslarda bırakamadın diye beğenmesinler seni.
her zaman, modern candır. balenin o kasıntısını biraz yumuşatan, mesela farklı yere baktığında hata olarak almayan ama estetiğini devam ettirmeye çalışan çok bizden biri modern de, maalesef doğru düzgün yapanına veya öğretenine çok denk gelinmiyor, zaten istek de az.
elmalar ve armutlar diyerek bitirmek istiyorum bu yazıyı. aslında daha çok elmalar ve avokadolar diyebiliriz.
insanlar hayatlarını adıyorlar bu sanata, iki bacak gösterip dünyayı kurtardığınızı düşünmeyin lütfen.
4 yorum:
ilk paragrafı benim gibi sazanlar için yazdın dimi^^
ben okuyorum seni uzun zamandır her yazdığın okumaya değer, teşekkürler bu blog için =)
ehe çok teşekkür ederim :)
yoksa yoksa sen izlenen nameler ayşe şen misin! meraba :)
ay evet evet ta kendisi :D
meraba ^^
abi sakin..
Yorum Gönder