insanların benim hakkımda ne dediklerini umursamamak için çok şey yaptım ben.
biri "ama insanlar ne der" diye sorduğunda, "banane yau ne derlerse desinler" dediğimde o kadar mutlu oluyorum ki 10. gezegeni keşfetmiş kadar oluyorum öyle diyeyim yani.
kimsenin ne düşünceğini umursamadan yaşanılan hayat en mutlu hayat olabilir; çünkü düşünsene, kaç insan varsa tanıdığın, o kadar farklı düşünce var bir konu hakkında. benim bu bloga yazdığım her şey 34+ kişi tarafından, facebook'uma yazdığım her şey, koyduğum her fotoğraf 500+ kişi tarafından yorumlanabilir. interneti katmadan yazmaya başlamıştım bu yazıyı ama olay şimdi çok farklı bi boyut kazandı bir saniye nasıl devam ettirebilirim onu düşünüyorum şimdi.
bu aralar yaz dönemi olduğu için her ne kadar okulda olsam da görüştüğüm insan sayısı kış dönemine nazaran çok az, bu yüzden daha çok internet üzerinden yürüyor ilişkiler. normal dönemi ele alırsak, benim verdiğim bir karar, herkes tarafından farklı algılanabilir olduğundan dolayı kimsenin ağzına düşmemek için hiçbir şey yapmamak falan gerekiyor. herkes ne der diye yaşamak bir yerden sonra inanılmaz boğuyor çünkü.
nerden mi biliyorum? diye bi iğrençlik yapasım geldi ama yapmayacağım, ben eskiden çok çok takardım hmm şunu giysem ne derler, şuraya gitsem ne düşünürler falan diye, artık insanların gözünde çizdiğim portreyle ilgilenmediğimi farkettim. ilgilenmedikçe de daha güzel şeyler çıktığını. şimdi böyle diyince de çaktırmadan ilgileniyormuşum gibi oldu ama değil valla. yani birbirine mantıkta tutmayan şeyler yapmaktan kaçınırdım ben, insanların gözünde tek bir şey olayım diye, ama zaten biri seni nasıl görmek istersen öyle görüyor senin yaptıklarından çok da bağımsız olarak.
şimdi bütün bunlar aslında nerden aklıma geldi biliyo musun, ben bütün gün kütüphanede oturuyorum burası serin diye, odada hakkaten durulmuyo çünkü, herkes de beni bütün gün ders çalışıyo falan zannediyo ama ben bütün gün facebooktur twitterdır, yeni müzikler keşfetmektir, işte grup hayali kurmaktır, eski dans vidyolarımı izlemektir, böyle şeyler yapıyorum. sonra karşıda çalışan arkadaşım geliyo "hadi sıkılmadın mı dışarı çıkalım" diyo, ben "yok yahu ben daha başlamadım ki sıkıliim ehue" diyorum ama o bu sefer derse ara vermek istemiyorum sanıyo falan. neyse işte şimdi finalden patlayınca anlayacaklar çalışmadığımı ama problem gelmiyo bana artık yani ne düşünürseniz düşünün. zaten ineğim çalışıyorum eşek gibi normalde ama olmuyo kimi zaman da napalım o da kader kısmet falan.
8 yorum:
bu taşlar bana mı la!
ahahah yok be senden bi 10 kadar daha var :D
Milletle yazdıkların yüzünden kavga etmeye başladığın gün asıl çok eğleneceksin sen :D
ya kavga diil de, 2 kere çok pis rezil olmuşluğum var hala da akıllanamadım iletişimde olduğum insanlar hakkında yazmaya devam ediyorum :)
Bence bloglarda yazdıklarımızdan sorumlu olmamalıyız. O ruh halimde sorsalar kesin yüzlerine de söylerdim. Banane :( Mızıkçılık yapıyorlar işte...
Bi de şu an görüştüğümüz insanlar hakkında yazmayacağız da kimin hakkında yazacağız başka. 13 sene önceki ilk aşkım hakkında mı?
onun hakkında yazarsan da gelir bulur hesabını sorar bence :)
Yeni nesil stalker lar :D
bullshit. yazdıklarımızdan, düşüncelerimizden sorumluyuz. özellikle başkaları hakkında ise bunlar.
öte yandan burcucum, çok başarılı bir yazı olmuş. bunun hakkında daha sonra bir şeyler söyeyeceğim sana :)
Yorum Gönder