18 Ekim 2009 Pazar

balede yangın

operadaki hayalet tadında oldu başlık. gibiydi de aslında.
bu olay bana, maddeye ne kadar gereksiz anlam yüklediğimi bir kez daha hatırlattı.
dumandan uzun süre öksürüp gözlerimden hiç ağlamadığım kadar yaş aktıktan sonra yangından kurtarılanlar olarak 4 sene önce sahneye birlikte çıktığımız çiçekleri attılar. yanmışlardı. yarısı.
o çiçeklere - çiçek dediğim hulohopların bir ucunun kesilip ters dönmüş "v" şekilini aldığını ve üstünün çiçeklerle kaplı olduğunu düşünün- ne kadar çok küfretmişizdir, ellerimizi yoruyor 13 dakikalık dansta, bittiğinde bırakıp sahneye geri çıkmamız zaman alıyor diye.
fındıkkıran'ın çiçek valsi. the waltz of the flowers.

bir itfaiye mensubu gözlerimin önünde dışarı çıkarıp yere attı yanmış plastikleri.
ceyda'ya döndüm, "çocukluğum yere düştü" dedim.
ne zaman büyüyoruz biz?

Hiç yorum yok: