1 Ekim 2009 Perşembe

acayip şeyler

-dolmuşta "uzatır mısınız" diyerek önümdekine vermeye çalıştığım 1.75 tl'ye parayı almayan hanfendi "dur yavrum sıra var" dedi. sıranın nerede olduğunu çok merak ettim.

-sps asistanım "we, not we ofcourse, humans..." dedi eski zamanlardaki insanlardan bahsetmeye çalışırken.

-vapurda elim kolum doluyken az kalsın şekerleri cüzdana, bozuk para üstünü kahveye atıyordum. Birincisini gerçekleştirdim bile.

-oda arkadaşlarım odada karşılaştıkları kocaman kanatlı çekirgeden korkup dışarı koşmuşlar yardım istemek için, yarı çıplak bir adamla karşılaşıp ondan daha çok korktuklarına karar vermişler sonra.

-üniversite öğrencileriyle ağzına kadar dolu bir amfi, enstruman derslerinden bahsederken "grup yaparsınız" cümlesini kaldıracak olgunluğu gösteremedi ve ağlayana kadar güldü. ben de güldüm. üstelik o kadar uzattı ki, tamam uzattık ki...

-"hee" dendiğinde etrafımda herhangi biri tarafından, kendi kendime gülmeye başlıyorum, deli olduğumdan değil, "hee sonra şey oldu ben 58 yaşındayım.." temalı, kadının hiç bir şey anlaşılmadığı ama ısrarla televizyon programında kendisine yardım etmeye çalışan adamn sözünü keserek anlaşılmamaya devam ettiği video aklıma geldiğinden.

-ceren üstteki madde hakkında her "sonra şey oldu" dediğimde duvara çentik atmaya karar verdi.

-"suugle sabancı üniversitesi gayri resmi internet sitesi", new tab açıldığında "suugle sabancı üniversitesi gay" de kalıyor. anlamsızca buna da güldük.

-öss'den sonra yazdığım msn iletisi "bütün dünya benim" de turgut'un ekranında "bütün dünya beni..." diye çıkmıştı. bunu amfide ceren'e anlattım ve boğulduk.

-eski su öğrencisi emre'nin blogunu yeniden okumaya başladım, gördüğüm çok komik şeylerden biri, küçük kıyamet filminin internette afişini ararken şöyle bir şeyle karşılaşmasıydı: "küçük kıyamet > büyütmek için tıklayınız". buna gülerken ceren boğulmak üzereydi, kurtardık, ona da güldük.

-banyoya girmeden önce bize hocaya hangi dilde mail atmamız gerektiği konusunda demeç veren selin'in düşme sesiyle kitlendik. neyse bir şey olmadığını anladıktan sonra sakinliğimizi çok koruyamadık çünkü banyodan çıkarken kapı ceren'in sandalyesine çarptı ve ceren çekilmeye çalışırken kafasına ranzanın merdiveni düştü. evet buna da güldük.

-videolarda duyduğum "Hunters & Gatherers" ile sonunda tanıştım. buna pek gülmedik.

-sabancı shuttle'larında wifi var.

2 yorum:

murat mustafa dedi ki...

ahahahah (: bildiğin uyandım

buяcu dedi ki...

sevinsem mi üzülsem mi bilemedim :)