25 Eylül 2009 Cuma

prometheus

dalga dalga saçlarının içinde kaybolmak istediğim adam,
sen nasıl bir insansın ki babamla aynı yaşta olmana rağmen aşık edebiliyorsun kendini bana? bağlaç olan de'yi ayıramayanlardan nefret ederken "herkes"i "her kez" yazıyorsun ama soğutamıyorsun kendinden beni?
nasıl bir bünye 50 yaşında grand jeter yapar pekiyi, hepsini geçtim bana yaptıklarının da? nasıl yarım asırlık bir erkek şu 18 yaşındaki zavallıyı 3 yıldır ayıltıp bayıtabilir? zaman bir insana daha ne kadar iyi davranabilir?
bir de sigara içmesen neler olacakmış acaba...
Mektuplar yazıp yolladığım adam, "sadece bir dakika bile sürmeyen" dansını bana sunan balet, tanışmanın hayalini kurup kurup yıktığım insan, dans yarışmalarında tüm dünyamı silip etrafta bizden başka kimse yokmuş gibi tüm benliğimi ona armağan ettiğim ilah, ilahım,

hep en iyi ol sen, hep en iyi balet ol şu dünyadaki, en yaşlanmayan adam evrendeki.
saçlarını da topuz yapma, sal dalga dalga.
baş parmağındaki yüzüğü de hiç çıkarma.

Hiç yorum yok: