16 Eylül 2009 Çarşamba

sözlük ve sözcük

bunu benden önce biri keşfetti mi bilmiyorum, zaten eğer biri benden önce keşfettiyse keşfeden de ben olmuyorum. buraya yazarsam ve biri gelip de okur sonra başka bir yere gider ve kendi keşfettiğini söyler ve benim haberim olmadan literatüre bu böyle geçerse umursamam. o yüzden buraya yazıyorum.
bir oyun oynayalım. etrafınızdaki nesnelere bakın ve hepsini aşka benzetmeye çalışın. hepsinin, ama istisnasız hepsinin ucundan köşesinden çok çok kolay aşka benzetilebileceğini göreceksiniz. örneklendiriyorum,
*pil: bir gün bitecek
*kalem: ucu sivri, her an yanlışlıkla canını acıtabilir
*kitaplar: uzunlukları farklıdır, yavaş veya hızlı ilerler
*kolonya: çok içersen, zehirlenirsin
her yerde, neredeyse her şeyle aşkı ifade edebiliyoruz, bütün insan ırkı, yada kendi teorime göre görsel medyaya ulaşmış bütün insan ırkı, aşkı çok iyi tanıyor. tanımasa bile o kadar çok görmüş, o kadar çok okumuş ki, onu hayatına o kadar çok almış, benimseyip saklamış ki, her şeyle ifade edebiliyor. onu hiç hissetmeden betimleyebiliyor, görmeden kokusunu duyabiliyor.
eğer bir sözcük diğer tüm sözcüklerle ifade edilebiliyorsa, görevini tamamlamış olmalı. o kadar çok şey olmuş ki her şeye dönüşmüş, her şeye dönüşen her şey gibi hiçbir şey olmuş olmalı. ama aşk yaşıyor diyorlar hala.
birkaç kere düşündüğümü itiraf ediyorum, aşk nedir, acaba hiç gördüm mü diye. buna ölüm döşeğimde karar vermeye karar verdim bugün.
o zamana kadar çıkarmazlarsa aşkı sözlüklerden.

meraklısına not1: tecrübelerden değil, okuduklarımdan esinlendim.
meraklısına not2: evet masamın üzerinde kolonya var.

Hiç yorum yok: